Bizi Takip Edin
İletişim Bilgileri

AĞIRLIKLI YURTDIŞINDA ÇALIŞIYORUM, YURTİÇİNDE OLDUĞUM TARİHLER İÇİN MAİL İLE RANDEVU ALINIZ
Gsm: 0532 3868930
E-Posta : info@amazondovme.com

Amazon Tweet

“Kalıcı Makyaj” ya da bir diğer adıyla “Dayanıklı Makyaj”

“Kalıcı Makyaj” ya da bir diğer adıyla “Dayanıklı Makyaj”

Yüze sürülen bitkisel boyalardan Dayanıklı Makyaj’a geçişin kronolojik sıralaması ilkel insandan bugüne kadar uzanmaktadır. Cilt üzerindeki lekeleri örten tıbbi uygulamalar yaklaşık 150 yıl önce yapılmaya başlanmıştır. 1900’lü yıllarda elektriğin icadından sonra tattoo’nun elektrikli makine ile yapılmasıyla yüze yapılan kalıcı süsleme ve makyajın da aynı makinelerce yapılmasına olanak tanımış.

Ne yazık ki kalıcı dövme makinesiyle kaş, göz ve dudağa yapılan çalışmalar kozmetik dünyası ile pek barışık yaşamadı. Çünkü kaş, göz ve dudak insan vücudunun en hassas bölgesi olması dışında kozmetikçilerin her miliminin dermatolojik özelliğini ortaya çıkardığı bir alandır. İnce ve hassas deriye sahip bu bölge, kalıcı dövme makinesinin hızlı ve sert darbelerine karşı donanımsız olduğu için 1980’li yıllarda Amerika’da tattoo dışındaki uygulamalar için yeni makine ve boyalar üretildi. Yalnız Amerika’dan önce fikrin yaratıcılarının Çinliler olduğu sanılıyor. Makinelerin belli standartlara oturması Avrupa’da özellikle Almanya’da üretimin başlamasıyla olmuştur. Bu makinelerin en önemli özelliği devir gücü daha düşük olduğu için hassas yüz derisini deforme etmeden boyayabilmesiydi. Yenilik sadece derinin deforme olmaması değil aynı zamanda kalıcı dövmedeki gibi derine değil, daha yüzeye uygulanmasından dolayı zamanla deriden çıkmasıydı. Önceden deri üzerine sürülen boya ile yapılan makyaj en ufak dokunuşla, terlemeyle, yemek yerken silindiği için kadınlar daha uzun süre kalan makyaj istiyordu artık. Kalıcı dövme tekniği ile yapıldığında da ömür boyu çıkmaması cazip değildi. Zaten makyaj moda endüstrisinin  yönlendirmesi altında olduğu için hiç çıkmayan kozmetik ticari açıdan kabul görmüyordu. Bir şekilde tüketim ve yeniden satış olmalıydı. Kadınlara sunulan yeni yöntem ciltte uzun süre kalırken eninde sonunda çıktığı ve tekrar satılabildiği için yeni bir ticaretin önünü açtı. Dayanıklı makyaj, dövme tekniğine benzer yöntemle uzun süre (yıllarca) ciltte kalarak kadınları mutlu ederken aynı zamanda eninde sonunda çıkıp yeni ürünlerin sunulmasına olanak tanıdığı için kozmetikçilerin onayladığı bir yöntemdi.

Dayanıklı Makyaj, kaş, göz ve dudak için uygulanan, hatları ortaya çıkarıp, renklendiren, silinince çıkmayan, dolayısı ile doğala en yakın makyaj olma özelliği ile kadınların beğenisini topladı. Yaklaşık 20 yıldan beri tüm dünyada uygulanan Dayanıklı makyaj, ülkemizde başlangıçta sadece sanatçı ve mankenlerin ilgisini çektiyse de son yıllarda hemen her kesimin ihtiyaç duyduğu kozmetik ürünü haline gelmiştir.

Genel kullanım alanlarını sırasıyla açıklayacak olursak:

* Natürel güzelliğini daha belirginleştirmek isteyenler,

* Sürekli makyajlı gezmeyi sevenler,

* Kalıcı makyajda sınırı yoktur, ama 18 yaş altına zorunlu değilse önermiyoruz.

* Zamanı kısıtlı kadınlar için,

* Kaş, göz, dudak gibi yüz hatlarında bulunan hataları ortadan kaldırmak için mükemmel bir çözümdür. Hiç kaşı olmayanlara kaş çizimi de yapılır.

* Aktif spor yapan kadınlar için, PMC (Dayanıklı Makyaj) ile hayat kolaylaşmaktadır. Spor ardından tekrar makyaj ihtiyacı duymadığı gibi, spor yaparken de makyajının akma derdi ortadan kalkar.

* Parlak ışık altında çalışan kadınlar (manken, sahne sanatçısı vb,) için, PMC ile parlak, sert ve özel güçlü ışıklar altında bile endişesiz çalışma imkanı sağlanmış olur.

* İş kadınları için büyük avantajdır. Çünkü her gün en az 10-15 dakika zaman tasarrufu yaparlar.

* Kaza veya hastalıklardan sonra göğüs, kaş veya dudakların düzeltilmesi gerekenler,

Dayanıklı Makyaj makine ve boyaları

Dayanıklı Makyaj makinelerine devir gücü daha düşük olduğu için teknik olarak kalıcı dövme makinelerinin basitleştirilmiş hali de diyebiliriz. Kalem gibi kolay tutulabilen biçimi ve düşük gramajıyla elde ağırlık yapmaz, rahat çalışma imkanı verir. Makinede iğnelerin dışında makinenin ucundaki kimi parçalar da tek kullanımlık, kişiye özeldir.

Dayanıklı Makyaj doğal mikropigmentleri (Dayanıklı makyaj boyaları), cildin yüzeyine yerleştirme sanatıdır. Mikropigmentleri tamamen doğal mineral ve bitki pigmentlerinin mükemmel bileşiminden elde edilir ve kesinlikle yan etkisi yoktur. Dayanıklı Makyaj’da mikropigmentlerin doğal ve su bazlı olmasından dolayı, renkler daha mattır. Makine gibi boyaların markaları da kalıcı makyajın kalitesinde oldukça etkili.

Kalıcı makyaj boyalarının tamamen kişinin anatomisi ile doğru orantılı olup, güneş, solaryum gibi dış etkenlerde korunmak şartı ile dünya ortalamalarında 2 ile 6 yıl kalıcılığı vardır. Yine cihazların teknik özellikleri de büyük farklılıklar gösterir.

Dayanıklı Makyaj kimler için uygun değildir!

Öncelikle belli rahatsızlıkları olanlara Kalıcı Makyaj yapılmaması önerilir.

* Hemofili hastaları,

* Kronik şeker hastaları,

* Bulaşıcı hastalığı olanlar,

* Ağır ilaç tedavisi devam eden kişiler uygun aday değildir. Eğer kişi ısrarlı ise mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Dayanıklı Makyaj’da derinin reaksiyonları:

Acı eşiği diye bilinen acıya dayanma sınırı kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Dayanıklı Makyaj uygulamadan önce krem uyuşturucu ile işlem yapılan bölge uyuşturulur. Hemen herkeste aynı zaman dilimi içinde uyuşturulduğu halde yine de biraz sızlama hissedilebilir. Ancak bu sızlama acı eşiği düşük olan kişilerde neredeyse dayanılmaz olurken, acı eşiği yüksek kişilerde uyuşturmaya bile ihtiyaç duymayacak kadar rahat çalışma yapılır. Ancak yine de uyuşturmadan yüz bölgesine işlem yapılmaması tavsiye edilir.

Biraz da estetik bakış açımızdan bahsetmek istiyorum. Estetik bakışımızın bazen köreldiğini düşünüyorum. Özellikle de kozmetik ürünlerini kullanan kadınların çoğunun uyurgezer gibi bilinçsizce davrandığını görüyorum. Sorun sadece kalitesiz malzeme kullanmak değil, kendileriyle uyumlu olmayan abartılı, tam anlamıyla maske işlevi gören makyajla kendisi dışında bir yüzle gezen kadınların durumu düşündürüyor beni. Aslında Permanent make up (Dayanıklı makyaj) yapan bir uzman olarak duru güzellikten bahsetmek büyük çelişkim benim. Ama ne var ki bu çelişkiyi taşımak ya da yaşama sorular sorarak bakmak yaşamı daha doğru algılamamı ve yansıtmamı sağlıyor. Yenilikleri alıp olduğu gibi üzerimize geçirmek değil, sindirerek, özümseyerek taşımak önemli. Basit bir örnek olacak ama vitrinde beğendiğimiz her yeni giysi bedeni bize uysa bile karakterimize, yapımıza uymayabilir. Ama o giysi gerçekten farklı, modern ve çekici. Farkında olsak da olmasak da ısınma ve korunma gibi güdüsel ihtiyacımız dışında bir tür beden maskemiz olan giysimiz bizim karakterimizle ilgili ilk verileri oluşturur. Vitrindeki giysi çok hoş, eski giysilerimiz artık bizi ifade etmekten uzak. O zaman aradaki mesafeyi özümseyerek yakınlaştıralım. Giysiyi tarzımıza yakın küçük değişikliklerle daha orijinal hale getirebiliriz. Yüz güzelliğinde de bize sunulanı şablonuyla almak yerine kendi paletimizdeki renklerle harmanlamak bizi daha özel kılar diye düşünüyorum.

Yüz güzelliğinde Dayanıklı Makyaj’a gelirsek, Kalıcı dövme gibi deri altına yapılan makyaj yaşamımıza yeni kolaylıklar katsa da bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Az önce verdiğim vitrindeki giysi örneğini hatırlayalım. Dayanıklı makyaj yüzümüze doğru uygulandığı takdirde doğala yakın bir görüntü verirken tam tersi durumda hemen çıkmadığı için uzun süre sorun haline gelen, sahte ve bayağı bir durum yaratır. Salonumuza yıllardır “ille de Ebru Gündeş kaşı istiyorum” diye tutturan bir yığın hemcinsim geliyor. Ya da elinde gazeteden kestiği bilmem hangi mankenin fotoğrafıyla kendini özdeşleştiren, aynı kaş, dudak ve göz şeklinin kendisine yapılmasıyla güzelleşeceğini düşünen kadınlar… Oysa Dayanıklı Makyaj’ı dünyamıza alırken doğal güzelliğimizi bozmadan bizi olduğumuzdan daha hoş, genç göstermesi için kullanmalıyız diye düşünüyorum. Bu fikrime karşı çıkan estetisyen arkadaşlarım olabilir. Kadınların özel günlerinde yüzlerine yaptığı ağır makyajı, dayanıklı makyaj haline getirme fikri onlara kozmetik dünyasının gereklerinden biri gibi gözükebilir. Ve bu gereği kadın güzelliği için olmazsa olmaz sayabilirler. Bu noktada onların istemeden de olsa büyük kozmetik tekellerinin ticari kaygılarına ortak olduklarını düşünürüm. Oysa Kozmetik tekelleri ürünleri sunar. O ürünlerin kaliteli ve iyi olduğuna ya da nasıl uygulanması gerektiğine kadar verenler öncelikle güzellik uzmanlarıdır. Burada bize düşen kaygı endüstrinin sunduğunu bir şekilde satmak değil meslek ahlakı dediğimiz bazı değerlerimizi korumak olmalıdır.

Estetikçi ya da değil biz kadınların güzelliğini bize ait olmayan maskeler dışında yüceltmesi gerektiğini düşünüyorum. Karakterimizi yansıtan, saklı güzelliğimizi ortaya çıkaran süsümüz olsun makyaj.

2012 © Amazon Dövme powered by ATP Ajans
Up